6 Haziran 2008 Cuma

BUGÜN MELEK...

Bugün ve bu gece miniğimle yalnızız babamız nöbette...Meleğim bir kaç gündür artık iyice erken uyanıyor 7:30 gibi güne başladık duru kahvaltısını edip tekrar uyudu bir süre sonra, bende biraz uyudum dinlendim iyide oldu...sonra uyandığımızda rutin sabah işerimizi yaptık yani durunun yoğurdu mayalanır,meyve püresi hazırlanır vs...öğleden sonra bankaya gittik kızımla pusetnde durmadığı için kanguruya koydum hanfendiyi ama orda da pek rahat durduğu söylenemez

evden çıkarken



ayakkabılarım varken bağcıklarından tutmak daha da kolay oluyor:)(birazda pisim kustum annem görmesin:))

çok iyiydik kızımla ama dışardan gelince anlam veremediğim şekilde ağlamaya başladı durupdururken,yani neden olduğunu anlayamadım...avunmamızda zor oldu


akşamda isafirlerimiz vardı...bu arada kızımda hep uyudu 22.00 kadar...iyide oldu sonrasında ise ömer ve saliha teyzesiyle özlem giderdiler.Özlemişler Duru'yu


bugünümüz meleğimle sakin başbaşa ve huzurluydu...

AAA AYAKLARIM VARMIŞ:)))





Yaklaşık bir haftadır ellerimden başka bir uzvumu keşfettim...ayaklarımı!

sürekli onları tutuyorum,onlarla oynuyorum ve ağzıma sokmaya çalışıyorum...
şimdi senide yakalayacağım:))gel buraya





sizizle oynakta çok güzelmiş enaz ellerin kadar...bir de ağzıma sokabilsem

ayakları buldum diye ellerimden vazgaçmek olur mu?ellerimde var:))



canım benim çok tatlısın kelebeğim

5 Haziran 2008 Perşembe

6. AY DR KONTROLÜMÜZ

Bugün akşam üzeri dr kontrolümüz vardı...o sebepten bandırma'ya gittik ...kızım karmaaşısını oldu çok ağladı bitanem.((
6980gr
66,5cmyiz
Drmuz geçen aydan bu aya iyi bir gelişim gösterdiğini 920 gr aldığını ve bunun gayet iyi , yeterli olduğunuve yediklerine yeni eklememiz gerekenleri anlattı...eklenenler ise çorbalar 1. hafta havuç,patates,kabak,prinç zeytinyağı ile haşlanır çorba yapılır...duru afiyetle yer

2.hafta bir mevsim sebzesi daha eklenir ve çorba et veya tavuk suyu ile yapılır tel süzgeçten değli blendırdan geçirilir...duru afiyetle yer

3.hafta bir değişik sebze daha eklenir ve içine kıyma koyulur beş sebzeli ve etli çorbamız hazırlanır duru afiyetle yer:))

bugün çok sevindim kızım büyümüş:))

2 Haziran 2008 Pazartesi

BUGÜN BEN





Bugün annemin çok işi vardı,benimde uzun uzun uykularım oldu gün içinde...babam bu öğlen eve gelmedi anneminde işleri sıkıştığı için beni Pkize teyzeme verdi alırken kapı çarptı veee biz dışarda kaldık:))bu sefer annemde geldi pakize teyzeme babam anahtarı getirene kadar oturduk işin kötüsü ocakta hoşafımız vardı:))neyseki biz girene kadar taşmamış ama pakize teyzem bizim yüzümüzden işe geç kaldı:(( neyse evimize sağsalim girdikten sonra muhallebimi yedim annemle oynadık ve uzuuun bir uykuya yattım aslında öğleden sonra saliha teyzeme gidip ordan da pazara gidecektik ama çook uykum vardı napim uyanamadım 16:30 gibi uyandım babam gelince pazaragittik hava çok rüzgarlıydı ve akşamüstü olduğu için serin esiyordu...rüzgar almamam için pusetimin üstünü tamamen kapattılar of bunu hiç sevmiyorum hapis gibi!! önümede bir sürü oyuncak verdi annem oyalanmam için ara ara yaygarayı kopartarak üstümü açtırabildim ancak:)) en sonunda pes edip esnemeye başladım ve meme niyetine zürafamın ayağını ağzıma sokup uyuyakaldım annem ne yazık ki fotoğraf makinasını evde unutmuştu bu anı fotoğraflayamadı:((
eve yaklaştığımızda uyandım banyomu yapıp uyudum uyandığımda annem ve babala oyunlar oynadık...





oturma seanslarımıza devam...annem ısrarlı...oturmayı bende seviyorum ama henüz tam olarak oturamıyorum ancak bu şekilde...

ama bir süre sonra yana doğru böyle yıkılıyorum:)

bugünü de sonlandırdım...her geçen gün büyüyorum ve bildiklerime yenisini ekliyorum:)=)

ÇOCUK YETİŞTİRMEK...

Çocuk Yetiştirmek

Cocuk yetistirmek üzerine hos bir yazi....

Kapı komşum David'in beş ve yedi yaşında iki çocuğu var.
Bir gün yedi yaşındaki oğlu Kelly'ye benzinle çalışan çim biçme makinesiyle nasıl çim biçildiğini Öğretiyordu.

Makineyi çim üzerinde nasıl döndüreceğini öğretirken eşi Jan, David'i bir soru sormak için içeri çağırdı. David içeri girince, Kelly makineyi çalıştırdı ve çimlerin ortasındaki çiçek tarhına daldı. Çiçek tarhı bir anda mahvolmuştu.



David döndüğünde gördüğü manzara karşısında çılgına döndü. Bütün komşuların çok beğendiği, emek emek kendi elleriyle yaptığı çiçek tarhı yoktu artık. David tam sesini yükseltmeyebaşlamıştı ki, Jan dışarıya çıktı ve David'e:

''David, çiçek değil, çocuk yetiştirdiğini unutma!'' dedi.

Jan bu sözleriyle bana ana- baba olarak önceliklerimizin ne olduğunu çok güzel hatırlattı. Çocukların kendileri ve benlik saygıları, çırabilecekleri ya da hasar verebilecekleri herhangi bir fiziksel nesneden çok daha önemlidir. Bir futbol topunun kırdığı bir cam, Dikkat edilmediği için kırılan bir lamba ya da mutfakta elden kayıp, kırılan bir tabak zaten kırılmıştır. Çiçekler zaten ölmüştür. Verilen bu zararı, bir de ben çocuğumu inciterek, yaşam sevincini öldürerek iki katına çıkartmamalıyım.

Birkaç hafta önce kendime spor bir ceket aldım ve dükkan sahibi Mark Michaels ile anne-babalık üzerine biraz sohbet ettik. Mark bana eşi ve yedi yaşındaki kızlarıyla dışarıya yemeğe çıktıkları bir gece kızının masadaki bardağı devirdiğini anlattı. Masadaki su temizlenip, anne- babası üzülmemesini söyledikleri zaman kızı onlara bakmış ve, ''Biliyor musunuz, size diğer anne babalara benzemediğiniz için teşekkür etmek istiyorum. Arkadaşlarımın çoğunun anne-babaları böyle bir durumda onlara bağırır ve bir de daha dikkatli olmaları konusunda onlara söylev çekerler. Böyle bir şey yapmadığınız için size teşekkür ederim!'' demiş.

Bir seferinde ben arkadaşlarımla yemekteyken, benzer bir olay oldu. Beş yaşındaki oğulları masaya bir bardak süt döktü. Arkadaşlarım çocuklarına bağırmaya başlayınca, ben de bilerek çarptım ve kendi bardağımı devirdim. 48 yaşında olmama rağmen nasıl halâ aynı şeyi yaptığımı anlatmaya başlayınca, çocuğun gözleri parladı ve anne babası gereken mesajı alıp, çocuklarına bağırmaktan vazgeçtiler.

Her gün halâ yeni bir şeyler öğrendiğimizi unutmak bazen ne kadar da kolay oluyor. Geçenlerde Stephen Glenn'den ünlü bir araştırmacı bilim adamı hakkında bir öykü dinledim. Bu bilim adamının tıp konusunda yeni ve çok önemli buluşları olmuştu.

Bir gazete muhabiri röportaj yaparken kendisine, ortalama bir insandan nasıl olup da daha farklı ve yaratıcı bir insan olduğunu sormuş. Kendisini diğerlerinden ayıran özellik neymiş?

Bilim adamı bu soruyu ''iki yaşındayken annesinin yaşadığı bir deneyim nedeniyle'' diye cevaplamış. Bilim adamı buzdolabından süt şişesini çıkartmaya çalışırken, şişe elinden kayıp yere düşmüş ve ortalık süt gölüne dönmüş. Annesi mutfağa geldiğinde, ona bağırmak, söylenmek ya da cezalandırmak yerine, 'Robert, ne Kadar güzel bir hata yaptın! Daha önce bu kadar büyük bir süt gölü görmemiştim. Evet, olan olmuş. Şimdi birlikte burayı temizlemeden önce biraz yerdeki sütle Oynamak ister misin?'' demiş.

O da eğilip, oynamış yere dökülen sütle.
Birkaç dakika sonra Annesi,'Robert, bu tür bir şey yaptığında, bunu senin temizlemen ve her şeyi eski haline getirmen gerektiğini biliyor musun? Bunu nasıl yapmak istersin? Bir sünger mi kullanalım, bir havlu ya da bir bez mi? Hangisini istersin?'

demiş. Robert süngeri seçmiş ve birlikte yere dökülen sütü temizlemişler. Daha sonra annesi, ''Biliyor musun, burada yaşadığımız olay, senin iki minik elinle bir süt şişesini taşıyamadığın kötü bir deneyimdi. Şimdi arka bahçeye çıkalım ve şişeyi suyla doldurup, senin dolu bir şişeyi düşürmeden taşımanı sağlayalım'' demiş. Küçük çocuk şişeyi boğazından iki eliyle tutarsa, düşürmeden taşıyabileceğini öğrenmiş. Ne güzel bir ders! Bu ünlü bilim adamı daha sonra, o anda bir hata yaptığı zaman bundan korkmaması gerektiğini öğrenmiş.

Yapılan hataların yeni bir şeyler öğrenmek için çok güzel fırsatlar olduğunu anlamış. İşte bilimsel araştırmalardaki deneyler de bu temele dayanır zaten. Bir deney başarısız olsa bile, o deneyden çok değerli bilgiler elde edilir. Bütün anne-babalar çocuklarına, annesinin Robert'a davrandığı gibi davransalar çok daha iyi olmaz mı
Son öykümüz de aynı tutumu yetişkinler bağlamında anlatıyor. Bu öyküyü birkaç yıl önce bir Radyo programında Paul Harvey'den dinlemiştim. Genç bir kadın işten evine dönerken arabasının çamurluğuyla, bir başka arabanın tamponuna vurmuş.
Kadıncağız ağlamaya başlamış, çünkü arabası yeniymiş. Bu durumu kocasına nasıl açıklayacakmış? Diğer arabanın sürücüsü anlayışlı davranmış, ama yine de birbirlerine plakalarını ve ruhsat numaralarını vermeleri gerektiğini açıklamış. Genç kadın, belgelerinin bulunduğu zarfı açtığında, zarftan yere bir kağıt düşmüş. Kağıtta eşinin el yazısıyla şu sözler yazılıymış:

''Sevgilim, bir kaza yaptığında, arabayı değil, seni sevdiğimi unutma!''

"Şimdi bir kez daha çocuklarımızın, maddesel şeylerden çok daha önemli olduklarını hatırlayalım. Bunu aklımızdan çıkarmadığımız zaman, çocuklarımız benlik saygısı kazanır ve yüreklerinde sevgi tomurcukları belirir. Dünyadaki en güzel çiçek tarhlarından daha güzel bir insan olurlar."

Sevgili arkadaşlar bu güzel yazıyı evde hep birlikte okumalısınız.


Bilginizi ve Sevginizi büyütün.

YENİ GİYSİLERİMİZ:))

Alışverişe devam...haftasonu da çanakkeden melek duruya yazlık giysiler aldık

babaannemizin hediyesi

bu kaprilerde annanemizin hediyesi



bu güzel şortlu takım da süt annemizin hediyesi:)




hepsine tekrar teşekkür ediyoruz

NELER Mİ YAPTIK?

Bir kaç gündür yazamadık kızımla ....biraz yoğunduk gezmekten dolayı...toplu haldu yazacağız yaptıklarımızı

perşembe günü bir arkadaşıma oturmaya gittik kızımla ve anahtarı içerde unuttuğumuz için babamız işten çıkana kadar oturmak zorunda kaldık...işten çıkınca babamız aldı bizi...güzel vakit geçirdik uzuzn uzun oturduk bu arada duru beni artık çok iyi tanıyor ve yabancılara dudak büküp ağlıyor bunu kanıtladı şöyle ki ben duru'yu kevser ablasına bırakıp mutfağa gittim az sonra kızımın ağladığını duydum kızım ablasının önce uzun uzun yüzünü incelemiş sonra dudağını büküp başlamış ağlamaya:((beni görünce daha da çok içlendi canım benim çok büyüdün artık herşeyin farkına varmaya başladın:)))

cuma eşimin iş çıkışı ise çanakkaleye gittik sınavlar için ve haftasonunu orada geçirdik herşey iyiydi hoştu da kızım biraz huysuzdu...zor uyudu aralarda bol bol mızmızlık yaptı


zor yemek yeme seanslarımız halendevam etmekte:((( bu insanlar neden mi toplanmış?kızım bir kaşık fazla yesin diye...

vee bol bol gezdik... cumartesi günü lapsekinin pazarı...bizde kızımla pazara gittik

ayşe teyzemize gittik sude ablası duruya bebeklerini verdi kızım biraz oyalandı


bu arada duru artık arabada da uyumuyor giderken 2 saatlik yolda hiç uyumadı ve haliyle canısıkıldı biraz huysuzluk yaptı...daha önceleri uyumadığı zaman onu arabada gezdirip uyuturduk şimdi uyumuyor şaşırdım uykumuz giderek zorlaşıyor:(((

dün gece de eviize döndük