26 Mart 2010 Cuma

bronşiolit ve kreşe son...






geçtiğimiz hafta nispeten daha uyumlu olan meleğim,bu hafta pazartesi itibariyle sabahları kreşe bırakırken beni bırakma,gitme diyerek,içimi eriterek ağladı oysaki onu şuan kreşe verme sebebim sadece onun çok istemesi ve mutlu olacağını düşünmemdi ancak gitmek istemediğini vs söyledi ağlayarak, çarşamba eve gelince aradım çok uyumlu olduğunu ve sakinleştiğini söyledileru daha sonra da gidip,duru'ya görünmeden gerçekten mutlu görünüyordu ama yinede onu ağlarken bırakmak içime sinmiyordu
baharın gelmesiylle birlikte yaklaşık 1 haftadır öksürük+hapşuruk+burun akıntısıyla cebelleşiyoruz önce soğuk algınlığı ve öksürük şurubuyla geçirmeye çalıştık çarşamba kreşten gelip uyudu,uyandığında çok mızmız ve hiç aralıksız öksürmeye başladı akşam yemeğinde aç olmasına rağmen öksürmekten hiç birşey yiyemedi nefes almaktada zorlan iıyordu ve ateşi vardı sofradan kalkıp hemen doktora gittik ....geçen sene de mart sonu başlayıp neredeyse yaz boyu süren öksürük buna bağlı kusarak balgam çıkarma,burun akıntısı gibi şikayetlerini söyledik doktorda alerjik olduğunu önce tamamen iyileştirip sonra alerji testi yapacağını,bu durumda kreşe gitmemesinin daha iyi olacağını söyledi...ertesi gün reçeteye yazdığı ilaçları karneye yazdırmak için revire gittiğimizde ordaki doktor da(ki kendisi daha çok ona gittiğimiz için duruyu daha iyi tanır) muayene etmek istedi ve bronşiolit dedi,aynı zamanda alerjik bünyeli bir çocuk duru dedi
(ventolin ,zitromax,allerset)önleyici ilaçlar verdi yani teşhisi koymadan tedaviye geçti

yeni başlamamıza rağmen ilaçlar etkisini gösterdi umarım bu defa kesin tedavidir ve geçen bahar olduğu gibi hastalıklarla boğuşmayız


fotolar geçtiğimiz haftasonundan,duru'nun keyfi yerindeyken...

17 Mart 2010 Çarşamba

kreş maceraları ve agrasif kızım:))

dün gece uyumadan hemen önce omuzları düşmüş,son derece titrek dudakla beni orda bırakma deyip içimi eritip uyumuştu ya;gece uzun uzun düşündüm hatta vicdan muhasebesi de yaptım denebilir sabah kesin sorun yaratacak hatta ayrılmamak için ağlayacak belki diye düşünerek uyudum yine bu düşncelerle uyandım....

sabah uyandırmaya kıyamadım,babası uyandırdı arkadaşların seni bekliyor hadi okula gidelim vs. dedi
kreşe götürmek için geceden masaya koyduğum keçeli kalemlerini ve oyun hamurlarını gördü ben onları bir de upsy daisyi götürücem,upsy daisy top havuzuna girsin dedi ve mutlu oldu...
onu oyun odasına bırakıp çıktım bugün hiç beklemedim;öğretmenine gelmek istmediğini ve arkadaşlarının adlarını merak ettiğini söyledim o da 5 -10 dk sonra oyuna dalacağını sorun çıkarmayacağını söyledi,herhangi bir durumda beni haberdar edeceğini de ekledi

almaya gittiğimde öğretmeni bugün ilk güne göre daha çok uyumlu,çok eğlendiklerini hiç çekingen davranmadığını herşeyin yolunda olduğunu hatta kendi kendine hem kahvaltı da hem de öğlen yemeğini yediğini söyledi...

eve geldiğimde Duru'yu soru bombardımanına tuttum;
ben:tatlım naptınız bugün,örümcek şarkısını mı öğrendiniz?
duru:evet
b:peki bana söylermisin?
d:ben bir örümceğim ,içime örümcek kaçtı vs. saçmalamalar(aslında bu başka şarkının duru tarafından örümceğe aranje edilmiş hali:))

b:oyun hamurlarıyla oynadın mı?
d:hayır oynamadım(aslında oynamış)

babası geldiğinde yine benzer sorular sordu
babsı:kızım bugün arkadaşlarınla oynadın mı,eğlencelimiydi?
duru:hayır oynamadım,sadece ağladım!!!

ve bunun gibi hayal gücünü ortaya koyarak kurduğu benzer cümleler....

vee dahası bir trip,bir ters cevaplar:))

duru odasında tek başına oynarken;

kuşum napıyorsun,oynuyormusun?

ben kuş diilim ben melek duyuyum!!

eve geldiğimizde odasından saldalyeyi alıp banyoda ellerini yıkadı
şimdi sandalyeyi odana götür bakalım dedim

ben götüremem küçüğüm ki sen götür dedi

bende getirdiğin gitirdiğin gibi götürebilirsin dedim

cevap

ama anne benim çok başım ağrıyo götüremicem sen götür....

16 Mart 2010 Salı

haftasonundan...


haftasonu istanbuldan duru'nun halası geldi bol bol gezdik...halasıyla vakit geçirdiği için çok
mutluydu meleğim...

bugün komşular bizdeydi benim miniğim bebeklere çok ilgili severkende çok dikkatli ve nazik davranıyor,sürekli zehranaz'a oyuncaklarından getirip paylaştı halbuki zehranaz ilgilenemeyecek kadar küçük...

sık sık ama o benim kardeşim,ben ablayım ,büyüdüm dedi
akşam erken uyuyup,yarın sabahta erken kalksın düşüncesiyle onu bugün uyutmadım uyku bastırıp huysuzlandı zehranaz'a ve annesine sizi sevmiyoyum,bence gidin de di :))




ben kızım bebeklere karşı çok sevgi dolu ve koruyucu hiç kıskanmıyor diye düşünürken;bebek biberonuyla mama içerken benimki de kucağımda aynı pozisyonu alarak biberonla süt içti ki gündüz münkün değil süt içmez gece yatarken bile zar zor bir kaç yudum...

gözü dönmüş çocuklar tarafından ittirildi kaktırıldı meleğim odası savaş alanına döndürüldü çocuklar bunları yaparken anneleri hiiiç müdahale etmedi dağıtma,dağıttığını topla ya da duru'yu da odaya alın gibi ...

bazen çok şaşırıyorum insanlara;ev dağılmasın diye evinde bir tane bile oyuncak olmayan hepsini toplamış,kaldırmış bir insan çocuğu başkasının evinde,hangi oyuncağa saldıracağını şaşırmış oyuncakları talan etmiş ve hatta bazılarını kırmışken sesini dahi çıkarmıyor....şaşırıyorum aynı çocuğun bana zahmeti olmasın yanıma gelmesin de n'aparsa yapsın zihniyetindeki insanlara çok sinir oluyorum!

bu akşam tatlım 21:00 da uyudu ...uyumadan önce konuştuk hadi uyuyalım sabah okula gideceğiz uyumazsak uyanamayız ki dedim

içini çeke çeke ağlamaya başladı beni orda bırakma,ben eve gelicem dedi

napılır ki bu durumda ?

bilmiyorum ne yapacağımı,ama içim acıdı...

15 Mart 2010 Pazartesi

kreşte ilk gün...



Duru'yu haftada 3 yarım gün şeklinde kreşe başlatma fikrinden daha önce bahsetmiştim ve işte bugün buraya başladık,sabah kızımı tatlı uykusundan uyandırmak biraz üzücü,zor ve bol mızmızlı olsa da erkenden kalkıp 8:00 geçerek çıktık evden...ilk olarak oyun odasına arkadaşlarının yanına girdi ondan sonra da ben hiç görünmeden kapı aralığından onu izledim gözlerim dolu dolu...arkadaşlarıyla ilk etapta iletişime geçemedi ama sakindi hiç beni de sormadı.Kahvaltı da bir ara ayağa kalktı,öğretmeni kibarca durucum otururmusun,arkadaşlarınla hep beraber yıkayacaksınız ellerinizi deyince oturdu sonra yine kalkıp ama elleyim yağlı yağlı,yıkamak istiyoyum dedi

evde kahvaltı da doğru düzgün hiç birşey yemeyen fıstığım, bugün orda kendi kendine tabağındakileri yedi(maşallah)



öğretmenine tuvalet sorununu,bazen söyleyip bazen altına yaptığından bahsederek dikkat etmelerini rica edip 10:30 gibi eve geldim

normalde duru'yu 1 saatliğine bile kimseye bırakmadığım için bugün biraz kötüydüm...eve geldiğimde aslında sessizlik önce iyi geldi ama çok geçmeden bebeğimin yokluğunu çook derinden hissettim zaten sürekli şimdi napıyordur acaba diye düşünmekten fenalık geldi

biz kızımla hep başbaşa,yanyanaydık baba akşamdan akşama olup başka da kimse yoktu bugün bir kaç saat ayrı kalmak çok sarstı beni,eminim o da beni sormuştur belki de ağlamıştır diye düşündüm sık sık,ama bir sorun olduğunda hemen arayacaklardı aramıyor olmaları duruyor anlamına gelse de endişem azalmadı nitekim erken gittik almaya , bizi görünce biranda yüzü değişti bana sarılarak 'ama ben seni hep özledim demesi ve hep heep heeppp diye de vurgu yapması içimi eritti

öğretmeninin söylediğine göre; uyumluymuş tuvaletini 2 defa yaptırmışlar sormadan,son 1 saatte anneme gitmek istiyorum demiş ama ilk gün için gayet iyiymiş....

ilk günün çetelesi:))


10 Mart 2010 Çarşamba







insanın yazdıkça yazası yazmadıkça hevesi kaçıyor yani benim için öyle,blogumuz pek ilerleyemiyor ama duru ilerleme de sınır tanımıyor...
yine
sık sık bebekliğinden bahsedip;ben bebekken meme emiyordum,ben bebekken yürüyemiyordum ama artık büyüdüm vs. şeklinde konuşuyor

ne zaman dışarı çıksak çoksevinir ve kapıda ayakkabılarını giydirirken sevinç çığlıkları atar,dün yine kapıda çığırırken bağırmamalıyım,insanlar rahatsız olur dedi

dışarı çıkmadan önce makyaj yapmıştım bakiim :baktı ve fikrini belirtti annecim çok güzel olmuşun


geçenlerde batuhanlar bizdeyken annsei batuhan'a kızdı,dur cum rukiye teyzesinin yanına yanaşıp;bahutan çok yaramaz! ama ben değilim kii ben çok güzel kızım ben çok insanım gibi birşeyler söyledi nedense kötüyü görünce kendini iyi ilan ediyor:))

artık oyuncaklarıyla hiiiç ilgilenmiyor daha çok benim makyaj çantam favorisi ve kendine makyaj yapmak...

pazar günü alışverişeyken ben bir mağazada bişey bakarken o babasıyla diğer mağazaya gitti;parmaklarını baş parmağında birleştirerek: sen burda bekle baba ben şurdan kendime elbise bakıcam demiş:))


bebeğim yılmadan yorulmadan btün duvarları boyamaya karar verince biz de onu bir duvarla sınırladık istediği zaman boyuyor tabi annesinin de katkısı azımsanamaz:)))



dün yan komşu bizdeyken,biz mutfakta kahve içerken duru ile oğlu oynarken kızım mutfağa geldi bende hemen hadi sen şimdi odanda oyna diyerek onu çıkarttım,1 dk içinde yine mtfağın kapısını açtı:
anne ama ben senin kulana bişey söyliycektim de sen odana git dediin dedi
tamam hadi söyle o zaman dedim
eğildim;ben seni çok seviyoyum diye fısıldadı nasıl suçlu hissettim konuşmasına bile izin vermeden postaladığım için....

canım fıstığım ben seni dahada çok seviyorum

bir de son ve en komiği durup durup allah şküyley(şükürler) versin demeler:))nerden uydurduysa...

ve cümle içinde valla diye yemin etmeler

2 Mart 2010 Salı
















biz iyiyiz sadece fazlaca hareketli günler geçirdik...ilk olarak kastamonu'dan kuzenim geldi oğluşuyla birlikte



,kuzenim olmaktan öte hayattaki en iyi dostum,sohbetinden en zevk aldığım insandır,gelmelerine çok sevinmiştim allahım ne hata etmişim! kızımdan 1 yaş büyük Batuhan ve benim mız mız meleğim annelerinin aksine hiç anlaşamadılar ve dört gün boyunca neredeyse hiç beraber oynamadılar,oyunu tek diğerinin elinde ne varsa istemek ya da zorla elde etmek sandılar...duru oyuncaklarını vermek istemedi,batuş elinden zorla aldı genelde ezilen taraftı...gö
zyaşı hazırda bekleyen ve hep ağlayabilen ...bir çocuk nasıl bu kadar ota ve de bo.ka ağlayabilir ?

hal böyle olunca kızımındaki olumsuzlukları ve giderek arttığını görünce içten içe günlük iki saat kreşe falan mı versek diye düşünmeye başladım...ben kendi kendime kafamda bunları kurarken eşim kreşemi başlatsak dedi ,üzerinde konuştuk sonrasında da iki kreş ile görüşüp gezdik...günde iki saat ileyarım günün ücreti aynı..yarım gün bana şuan için fazla geliyor çünkü 12de gidip akşam 18:00 gibi gelecek henüz buna gerek görmüyorum çalışmıyorum evdeyim neden üç yaşına bile gelmemiş kızımdan o kadar süre ayrı kalayım diyorum buna gerek görmüyorum ,müdüre hanım ise iki saatin yetersiz olacağı görüşünde ve ağaca tırmanma girişimi
nde bulunan kızıma yetemediğimi de hissediyorum


bilemiyorum henüz karar vermedim ama iki saatlik ücret ile yarım günün aynı olması birazda yarım güne olumlu bakma mı sağlıyor....kararsızım lütfen okuyanlar fikrini paylaşsın...


evdedeğişik oyunlar oynamaya çalışıyoruz ama yine de çok sıkılıyor miniğim bahar ve yaz gelse de rahat etsek,sık sık parka gitsek...neyseki az kaldı...

sürekli oyuncak alıyoruz sıkılmaması için ama bizimki hiç oynamıyor hatta bebeklerle hiiiiç oynamıyor şu sıralar....

konuşması inanılmaz diyebilirim işine gelen bir şeyde küçük olduğunu kabullenmeyip büyüdüm ben küçük değilim, oyuncak toplamaya gelince 'ama ben çüçüğüm ben toplayamam ki sen topla' diyordikçe

çok güzel konuşuyor kötü yanı ise ne duysa ama ne duysa söylüyor old ukça dikkatli konuşmaya çalışıyoruz ama çevremizdeki çocuklardan ohaaa,tüşş vb ne varsa öğrendi ve söyleme dedikçe söylüyor çok sinir bozucu ama engelliyemiyorum...eskiden olsa 2 yaşında konuşmayı yeni öğrrenmiş bir çocuk bunları nasıl söyleyebilir,ne terbiyesiz diye düşünürdüm ama olabiliyor ve benim çocuğum olması bu düşüncemi değiştirmiyor çok sinir oluyorum hatta bazen bir tane ağzına çarpmamak için kendimi zor tutuyorum :((

artık şunu diyor böyle yapıyor demek gereksiz geliyor ve ilk zamanki kadar heyecan vermiyor,çünkü alıştık onun bizim gibi anlamlı ve tane tane konuşmasına (bazıları hariç:))