25 Nisan 2010 Pazar

dolu dolu haftasonu

perşembe akşamı,duru'nun kısa süre gittiği kreşinin 23 Nisan gösterisine gittik...2-3 yaş sınıfı çok şirindi bazıları öğretilen hareketleri yaptı,bazıları ise hiç oralı olmadı :)) yine de güzeldi kızım ilgiyle izledi,bende dans etmek istiyorum dedi


cumartesi günü Ecelerle pikniğe gittik kızlar çok eğlendi güvenli,yemyeşil yan tarafta park olan bir alanda 'dur gitme,uzaklaşma'gibi ikazlardan uzak gönüllerince koştular genelde sarılarak ya da el ele dolaştılar ,kedileri sevdiler



kumla oynadılar





çimlerde yuvarlandılar...
yaanlarına bir kafa dengi daha bulup;

hamak keyfi yaptılar ,bol bol kikirdediler

papatya toplayıp annelerine verdiler
vera,ece,duru sıkı dost oldular...birbirlerini çoğu zaman aykadaşıııım diye çağırdılar(bizimki bir ara hamakta sallanırken ece'ye göjünü yum cimcime' dedi çok güldüm)

birlikte sayı saydılar,şarkı söylediler,hep güldüler ve hiç ağlamadılar kavga etmediler



bebeğim ilk kez dondurma yedi


gözlüğe taktı benim gözlüğümü istiyor saçına ,gözüne takmaya çalışıyor tabiki olmuyor ne zamandır anne bana gözlük al diyor ,tamam biraz daha büyü alıcam dedim geçen gün bir
gözlükçüden baktık çocuk gözlüğü vardı ama 3 yaştan başlıyormuş bizimkininde yüzü nokta kadar olduğu için büyük geldi satıcı daha küçük ona göre bulamazsınız dedi biz de gittik ucuz adi bir gözlük aldık hevesini alsın diye...gezerken yine bir gözlükçü denk geldi bir de buraya soralım dedik çok güzel gözlükler vardı duru'ya göre 50-100 fiyat aralığında, adi gözlüğü kullansın bir kaç gün dedim babasına eğer zarar vermezse alırız ...arabaya bindik,arkada koltuğunda otururken bizde ön tarafta babasıyla konuşurken gözlüğünün iki sapını da kırmış:)) isteyerek mi yoksa oynarken yanlışlıkla mı kırdı muamma,ancak şimdilik gözlüğün hayal olduğu kesin )) iyi ki almamışım

13 Nisan 2010 Salı

bir sonu olmalı!










sandalyeye çıkıp,bıkmadan yorulmadan çeşme başında suyla oynayan bir çocuğa 'tamam oyna,keşfet' demek mi yoksa her istediğin olmaz deyip indirerek krizi izlemek mi?
hem parka gitmek isteyip aynı zamanda giyinmeyerek sabır testi yapan çocuğa sakin kalabilmak
defalarca yanlış olduğunu anlatmamıza rağmen ,ve de biz ona hiç vurmamışken bana/babasına,vurduğunda aynı derece vurmak mı? anlatmak mı? yoksa pes edip bütün sinirine hakim olarak olmamış gibi davranabilmek mi?

bir çocuk neden sürekli donsuz gezmek ister?sürekli işeyip saatlerce giyinmez çıplak gezer 'hayıy giyinmiycem deyip deyip deli dana gibi ordan oraya koşar...
ce
ve bugünlerdeki en belirgin sorumuz:UYKU
çoğu gün uyutamıyorum tepinip ağlıyor uyumak istemiyoyum diye,uyumayınca yine durmuyor en ufak şey krize uzun uzuuun ağlamalara ve bağırmalara dönüşüyor yani daha gündüz uykusuna ihtiyacı var ama neden bu kadar direniyor?bugün yine bacağıma yatırdığımda ağlamaya başladı (duyanda eti koptu sanır)baştan anlattım uyu uyanınca parka gidelim falan diye tam 40 dk aralıksız ciyakladı,sadece susup sallamaya devam ettim kapı çaldı karşı komşu sana birşey oldu sandım dedi neden dedim duru çok ağlıyor senin sesin yok korktum dedi...
gündüz uyumasa bile gece 23:30 civarı uyuyor yine ağlayarak karşılıklı bağrışarak!
uykusu varken neden uykuya bu kadar direniyor ve beni yoruyor anlamıyorum,onu anlamaya çalışıyorum ancak uyku konusunda ve o kadar yorulmuşken artık uyusa da rahat etsem derken sabırlı,anlayışlı olamıyorum bir noktadan sonra!bırakayım pes edince uyusun diyemiyorum

ne yapmalı,nasıl davranmalı bilemiyorum bildiğimse gerçekten çok zorlanıyorum...
en iyisi kendimizi sokaklara,parklara atmak açık hava ikimize de iyi geliyor


3 Nisan 2010 Cumartesi

baharla birlikte güzel günler














durucuğumun iyileşmesiye keyifli günlerimize döndük,bahar kendini iyice gösterdi zaten ben ilkbaharı çoook severim güneşle birlikte içim açılır kendimi iyi ve mutlu hissederim ancak geçen sene baharı,güzel güneşli günleri hep hasta geçirip bu senede havalar iyileşir iyileşmez meleğim hastalanmaya başlayınca çokça moral bozukluğu yaşadım,üzüldüm neyseki atlattık ve umarım önleyici ilaçlar hastalıkların bize gelmesini engeller....




havaların ısınmasıyla birlikte vaktimizin çoğunu dışarda,parklarda sallanarak,kayarak bazen otların arasında keşif yaparak bazende kumlarla oynayarak geçiriyoruz,uzun uzun yürüyoruz en uzak parka gidiyoruz zira evde durmak beni de bunaltıyor çünkü durucum tvye çok alıştı sürekli olarak izlemek istiyor


kızımla cevizden kapbumbağa yapmaya çalıştık:))ben yaptım desem daha doğru olur o masanın altında yan gelip yattı çünkü:) hiiiç ilgisini çekmedi ama yine de oyalayıcı oldu



meleğim son zamanlarda hiçbir oyuncağıyla ilgienmiyor yeni ürettğimiz iki oyun;
mandal takma ve muffin kalıplarında fasulye:)

bu sevimli mandallara oynuyor,değişik yerlere tutturuyor uzun süre oyalanıyor ve parmak kasları için de faydalı...






meleğim artık kendini çok güzel ifade edebiyor,karşısındakiyle konuşmaktan çekinmiyor.Parkta yaşıtı bir çocuk gördüğünde yavaş yavaş yanına sokulup;
aykadaşım senin ne ?benim adım melek duyu şekinde tanışmaya çalışıyo
geçenlerde onu yarım saatliğine arkadaşıma bıraktım duru ordayken hiç tanımadığı arkadaşımın eşi gelmiş
bu çocuk kim demiş arkadaşıma;
(benimki hemen atlamış)

D:ben melek duyuyum
adam:bende x'in babasıyım

D:bende ismailin kızıyım demişve evde olan erken,bildiği ne varsa anlatmış

almaya gittiğimde arkadaşım';eşim duru'ya bayıldı çok muhabbet ettiler,olan biteni anlattı'dedi...

kendi adını- soyadını,babasının ve benimkini söylüyor...
kız-erkek ayrımının farkında ve babasının erkek kendisinin ve benim kız olduğumun bilincinde hatta zaman zaman cinsiyet farklılığı hakkında cümleler kuruyor...

krizler zaman zaman oluyor,bazen çok iyi...mesela bugün arabada uzun süre onu oyalamam gerekiyordu çubuk kraker yermisin dedim

yeyim hayatım,veyiymişin pyenşeşim dedi bana!

ağzım açık verdim kraker:)) tabiki genelde bu kadar kibar değil hatta hiç değil

birde bugün yerli yersiz herşeye vay canınaaaa diyerek şaşırmış gibi yaptı,sanırım kayudan duydu:))

26 Mart 2010 Cuma

bronşiolit ve kreşe son...






geçtiğimiz hafta nispeten daha uyumlu olan meleğim,bu hafta pazartesi itibariyle sabahları kreşe bırakırken beni bırakma,gitme diyerek,içimi eriterek ağladı oysaki onu şuan kreşe verme sebebim sadece onun çok istemesi ve mutlu olacağını düşünmemdi ancak gitmek istemediğini vs söyledi ağlayarak, çarşamba eve gelince aradım çok uyumlu olduğunu ve sakinleştiğini söyledileru daha sonra da gidip,duru'ya görünmeden gerçekten mutlu görünüyordu ama yinede onu ağlarken bırakmak içime sinmiyordu
baharın gelmesiylle birlikte yaklaşık 1 haftadır öksürük+hapşuruk+burun akıntısıyla cebelleşiyoruz önce soğuk algınlığı ve öksürük şurubuyla geçirmeye çalıştık çarşamba kreşten gelip uyudu,uyandığında çok mızmız ve hiç aralıksız öksürmeye başladı akşam yemeğinde aç olmasına rağmen öksürmekten hiç birşey yiyemedi nefes almaktada zorlan iıyordu ve ateşi vardı sofradan kalkıp hemen doktora gittik ....geçen sene de mart sonu başlayıp neredeyse yaz boyu süren öksürük buna bağlı kusarak balgam çıkarma,burun akıntısı gibi şikayetlerini söyledik doktorda alerjik olduğunu önce tamamen iyileştirip sonra alerji testi yapacağını,bu durumda kreşe gitmemesinin daha iyi olacağını söyledi...ertesi gün reçeteye yazdığı ilaçları karneye yazdırmak için revire gittiğimizde ordaki doktor da(ki kendisi daha çok ona gittiğimiz için duruyu daha iyi tanır) muayene etmek istedi ve bronşiolit dedi,aynı zamanda alerjik bünyeli bir çocuk duru dedi
(ventolin ,zitromax,allerset)önleyici ilaçlar verdi yani teşhisi koymadan tedaviye geçti

yeni başlamamıza rağmen ilaçlar etkisini gösterdi umarım bu defa kesin tedavidir ve geçen bahar olduğu gibi hastalıklarla boğuşmayız


fotolar geçtiğimiz haftasonundan,duru'nun keyfi yerindeyken...

17 Mart 2010 Çarşamba

kreş maceraları ve agrasif kızım:))

dün gece uyumadan hemen önce omuzları düşmüş,son derece titrek dudakla beni orda bırakma deyip içimi eritip uyumuştu ya;gece uzun uzun düşündüm hatta vicdan muhasebesi de yaptım denebilir sabah kesin sorun yaratacak hatta ayrılmamak için ağlayacak belki diye düşünerek uyudum yine bu düşncelerle uyandım....

sabah uyandırmaya kıyamadım,babası uyandırdı arkadaşların seni bekliyor hadi okula gidelim vs. dedi
kreşe götürmek için geceden masaya koyduğum keçeli kalemlerini ve oyun hamurlarını gördü ben onları bir de upsy daisyi götürücem,upsy daisy top havuzuna girsin dedi ve mutlu oldu...
onu oyun odasına bırakıp çıktım bugün hiç beklemedim;öğretmenine gelmek istmediğini ve arkadaşlarının adlarını merak ettiğini söyledim o da 5 -10 dk sonra oyuna dalacağını sorun çıkarmayacağını söyledi,herhangi bir durumda beni haberdar edeceğini de ekledi

almaya gittiğimde öğretmeni bugün ilk güne göre daha çok uyumlu,çok eğlendiklerini hiç çekingen davranmadığını herşeyin yolunda olduğunu hatta kendi kendine hem kahvaltı da hem de öğlen yemeğini yediğini söyledi...

eve geldiğimde Duru'yu soru bombardımanına tuttum;
ben:tatlım naptınız bugün,örümcek şarkısını mı öğrendiniz?
duru:evet
b:peki bana söylermisin?
d:ben bir örümceğim ,içime örümcek kaçtı vs. saçmalamalar(aslında bu başka şarkının duru tarafından örümceğe aranje edilmiş hali:))

b:oyun hamurlarıyla oynadın mı?
d:hayır oynamadım(aslında oynamış)

babası geldiğinde yine benzer sorular sordu
babsı:kızım bugün arkadaşlarınla oynadın mı,eğlencelimiydi?
duru:hayır oynamadım,sadece ağladım!!!

ve bunun gibi hayal gücünü ortaya koyarak kurduğu benzer cümleler....

vee dahası bir trip,bir ters cevaplar:))

duru odasında tek başına oynarken;

kuşum napıyorsun,oynuyormusun?

ben kuş diilim ben melek duyuyum!!

eve geldiğimizde odasından saldalyeyi alıp banyoda ellerini yıkadı
şimdi sandalyeyi odana götür bakalım dedim

ben götüremem küçüğüm ki sen götür dedi

bende getirdiğin gitirdiğin gibi götürebilirsin dedim

cevap

ama anne benim çok başım ağrıyo götüremicem sen götür....

16 Mart 2010 Salı

haftasonundan...


haftasonu istanbuldan duru'nun halası geldi bol bol gezdik...halasıyla vakit geçirdiği için çok
mutluydu meleğim...

bugün komşular bizdeydi benim miniğim bebeklere çok ilgili severkende çok dikkatli ve nazik davranıyor,sürekli zehranaz'a oyuncaklarından getirip paylaştı halbuki zehranaz ilgilenemeyecek kadar küçük...

sık sık ama o benim kardeşim,ben ablayım ,büyüdüm dedi
akşam erken uyuyup,yarın sabahta erken kalksın düşüncesiyle onu bugün uyutmadım uyku bastırıp huysuzlandı zehranaz'a ve annesine sizi sevmiyoyum,bence gidin de di :))




ben kızım bebeklere karşı çok sevgi dolu ve koruyucu hiç kıskanmıyor diye düşünürken;bebek biberonuyla mama içerken benimki de kucağımda aynı pozisyonu alarak biberonla süt içti ki gündüz münkün değil süt içmez gece yatarken bile zar zor bir kaç yudum...

gözü dönmüş çocuklar tarafından ittirildi kaktırıldı meleğim odası savaş alanına döndürüldü çocuklar bunları yaparken anneleri hiiiç müdahale etmedi dağıtma,dağıttığını topla ya da duru'yu da odaya alın gibi ...

bazen çok şaşırıyorum insanlara;ev dağılmasın diye evinde bir tane bile oyuncak olmayan hepsini toplamış,kaldırmış bir insan çocuğu başkasının evinde,hangi oyuncağa saldıracağını şaşırmış oyuncakları talan etmiş ve hatta bazılarını kırmışken sesini dahi çıkarmıyor....şaşırıyorum aynı çocuğun bana zahmeti olmasın yanıma gelmesin de n'aparsa yapsın zihniyetindeki insanlara çok sinir oluyorum!

bu akşam tatlım 21:00 da uyudu ...uyumadan önce konuştuk hadi uyuyalım sabah okula gideceğiz uyumazsak uyanamayız ki dedim

içini çeke çeke ağlamaya başladı beni orda bırakma,ben eve gelicem dedi

napılır ki bu durumda ?

bilmiyorum ne yapacağımı,ama içim acıdı...